Tasarım kararlarımız dört sorunun etrafında şekillenir: Bu yapı nerede duruyor? Neyden yapılıyor? Işığı nasıl kullanıyor? Kimin için çalışıyor?
Yer
Alanın iklimi, topografyası ve tarihi, tasarımın ilk verisidir. Güneşin yıl boyunca hareketi, hâkim rüzgâr ve su drenajı; yapının biçimini şekillendirir. Mevcut ağaçlar ve yapı kalıntıları mümkün olduğunca korunur.
Malzeme
Yerel taş, ahşap, tuğla ve betonu olduğu gibi kullanmayı tercih ederiz. Kaplama yerine malzemenin kendi dokusu ve yaşlanması öne çıkar. Yapı malzemelerinin yüzde 60'ından fazlası proje alanının 300 km yarıçapı içinden tedarik edilir.
Işık
Doğal ışık, mekânın en önemli “malzemesidir”. Bütün kamu yapılarında gün ışığı simülasyonları yapılır; aydınlatma enerjisinin en az yüzde 50'si doğal ışıkla karşılanır.
Kullanıcı
Tasarım sürecinde kullanıcılarla atölye çalışmaları yaparız. Kütüphane, okul ve konut projelerinde gelecekteki kullanıcılar maket üzerinde fikir bildirir.
Düşük karbonlu yapı politikası
2017'den itibaren her proje için yaşam döngüsü karbon analizi yapılır. Beton yerine mümkün olduğunca ahşap kompozit, geri dönüştürülmüş çelik ve düşük çimentolu karışımlar önerilir. Pasif tasarım stratejileri ile enerji tüketimi, yönetmelik gereksinimlerinin ortalama yüzde 35 altında tutulur.
Süreç ve işverenle ilişki
İşverenle her projenin başında bir “çalışma anlaşması” yaparız: karar noktaları, toplantı ritmi, bütçe sınırları ve iletişim kanalları yazılı hale getirilir. Tasarım sürecinin her aşamasında maket, 3B model veya 1:1 örnek üzerinden birlikte karar veririz. Bu şeffaflık, şantiyede sürprizleri en aza indirir.
